29 Mayıs 2020 Cuma

ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR



ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR
Okul öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü yılların ilk yarısında Avrupa'da ortaya çıkan “Endüstri Devrimi” çekirdek aileyi etkilemiş, ebeveynlerin fabrikalarda uzun süreli çalışmaları sonucunda 0-6 yaş arası çocukların bakımı, beslenmesi ve korunması önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.
Kökeni eskiye dayanmasına rağmen, okul öncesi eğitimin yaygınlaşması 1900'lü yıllardan sonra olmuştur. Günümüzde Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda okul öncesi eğitimde okullaşma oranları oldukça yüksektir. Bazı Avrupa ülkelerinde eğitimin bu kademesindeki okullaşma oranları %100'lere ulaşmıştır.
AMERİKA’DA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
Amerikada ilk anaokulu (kindergarten) 1856 da Froebel’in fikirlerinden esinlenilerek açılmıştır. Kamuya ait ilk anaokulu ise 1873’de açılmıştır.
Elizabeth Palmer Peabody 1860’da Amerika’da İngilizce konuşulan ilk anaokulunu açtı. Bu okulda 30 çocuk, 2 yardımcı, 1 Fransızca öğretmeni ve 1 beden eğitimi öğretmeni vardı.
1880 ve 1890 yılları arasında Amerika’da büyük ve küçük şehirlerde yüzden daha fazla bağımsız anaokulu kurumu vardı.
1892 yılı ile birlikte Amerika’da hemen hemen 90 çocuk bakım merkezi vardı. 20 yüzyıla girildiğinde ise 200’ü aşkın çocuk bakım merkezi açılmıştır.
Amerika’da kreşler 1920’li yıllarda açılmaya başlamıştır. Anaokulları gibi kreşler de çocuklara eğitsel hizmetler sunmaktadırlar. Ancak kreşlerin anaokullarına göre daha esnek oldukları görülmektedir.
Anaokulu on dokuzuncu yüzyılın son yirmi yılında kamu okul sistemine girdi ve 1930’lu yıllarda kurumsallaştırıldı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim sisteminin tabanını okul öncesi eğitim oluşturur. Okul öncesi eğitimin temel amacı, çocuklara güven duygusu kazandırmak ve onları formal eğitime hazırlamaktır. Amerika’da okul öncesi eğitim, yarım gün, tam okul günü ve tam iş günü programlarında yürütülür. Okul öncesi eğitim programları, anaokulları, anaokulu öncesi, kreşler, gündüz bakım merkezleri, aile tipi gündüz bakım evlerinden oluşur. Burada okul öncesi eğitim parasızdır. Okul öncesi çağdaki okullaşma oranı %55-95 arasında değişmektedir. Bir öğretmene yaklaşık 18 öğrenci düşmektedir.




İNGİLTERE’DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
1816 da pamuk fabrikasında çalışan işçilerin çocukları için ilk okul öncesi eğitim kurumu Robert Owen (1771-1858) tarafından kuruldu.
1836’da John Reynolds Charles Mayo ile birlikte “Ev ve Koloni Çocuk Okul Topluluğu”nu kurdu.
İngiltere’de 1870’de “Eğitim Kanunu”nun devreye girmesiyle ilkokula başlama yaşı 5 olarak belirlenmiştir.
1873’de Froebel’in fikirlerini takip eden ilk bağımsız anaokulu yerel bir yetkili tarafından kurulmuştur.
1901 yılı ile birlikte İngiltere’de 3 yaşındaki çocukların %43’nün okul kayıtlarında olduğu görülmektedir.
Günümüzde de İngiltere’de okul öncesi eğitimin temel felsefesi çocuk merkezli eğitim anlayışını benimser.109 İngiltere’de bu çocuk merkezli eğitimin temelleri; Rousseau, Froebel, Montessori, Dewey, McMillan ve Isacs gibi geçmişte okul öncesi eğitime katkıları olmuş kişilerin görüşlerine dayanmaktadır. Bu kişilerin hepsi çocukların kendi yetki ve yeterliliklerini özgürce ortaya koyabilecekleri eğitim ortamını savunmuşlardır.
ALMANYA’DA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
İlk çocuk bakım kurumları, endüstrileşmeyle birlikte açılmaya başlamıştır. Almanya’da 1802’de ilk kurum Pauline zur Lippen adında soylu bir kadın tarafından düzenlenmiştir.112 1840’da Friedrich Froebel anaokulunu kurmuştu
Almanya’da günümüzde okul öncesi eğitim kurumlarının amaçları daha çok çocuğun bir bütün olarak gelişip yetişmesine yöneliktir.
1. Çocukların kendi başına sorumluluk alabilecek ve topluma uyum sağlayacak bir kişilik oluşturmalarına yardımcı olmak,
2. Aile eğitimini ve çocukların gelişiminde eksik kalan yönleri desteklemek,
3. Çocuklara uygun oyunlar ve diğer etkinliklerle bedensel ve zihinsel gelişimlerini sağlamak,
4. Çocukların anaokullarındaki yaşama alanlarına, düzenli bir günlük yaşam biçimi ve temizlik alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı olmak,
5. Çocukların gelişim düzeylerine uygun bir okula gitmelerini kolaylaştırmak.118 Almanya’daki okul öncesi eğitimin genel amaçlarıdır.



FRANSA’DA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
Fransa’da okul öncesi eğitim alanında ilk adımlar 19. yüzyılın başlarında atılmış ve ilk uygulama bir din adamı olan Johann Friderich Oberlin tarafından 1767’de başlatılmıştır.
Fransa’da küçük çocukların günümüzdeki kreş işlevini gören “salle d’hospitalite” denen konuk evlerine alınmaları ise 1801 yılı başlarında Pariste başlamıştır.
Fransa okul öncesi eğitimde uzun bir geçmişe sahiptir. Okul öncesi eğitim zorunlu olmamasına rağmen, 3 yaşına doğru çocukların hemen hepsi ecole maternelle (Kreş) eğitimine katılırlar.
Fransa’da okul öncesi eğitimin asıl amacı olumsuz çevreden gelen ve annesi çalışan çocukların ilkokula hazırlanmalarına yardımcı olmak olduğu kadar, özel eğitim gerektiren çocukların erken teşhis ve tedavisini de sağlayabilmektir. Çocuklar anaokullarında kendilerine özgü bir çevre oluşturarak bu çevrede özgürce ilk deneyimlerini yaşarlar, bir şeyleri kendi başlarına yapabilmeleri için teşvik edilirler ve oyunlarla, etkinliklerle ilk edinimlerinin temellerini atmış olurlar.
İTALYA’DA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
1907 yılı ile birlikte Maria Montessori Roma’da “ Casa dei bambini” (çoçuk evi) adındaki ilk okul öncesi eğitim kurumunu açmıştır.
Milano halkı, çalışan annelerin böyle çocuklarının böyle eğitim kurumlarına ihtiyacı olduğu fark edip ve 1917’de kendi okul öncesi programlarını açmıştırlar.
1925’te büyük şehirlerde fakir ailelerin çocuklarına bakmak ve gelişimlerini desteklemek amacıyla “Anne ve Çocuklar Ulusal Organizasyon”u (National Organization for Mothers and İnfants) kurulmuştur.
İtalya’da okul öncesi eğitim kurumlarının genel olarak sorumluluğu Eğitim Bakanlığı’na ait olmakla birlikte, uygulamada okullar belediyelere (yerel yönetimlere) bırakılmıştır. Okul öncesi eğitim devlet, kilise, özel sektör ve belediyeler tarafından sağlanmaktadır. Okul öncesi eğitim, 1991 yılından beri eğitim sisteminin ilk aşaması haline gelmiştir.
İtalya’da okul öncesi eğitim çocukların, bilişsel duyuşsal, psikomotor, sezgisel ve dille ilgili gelişimlerini sağlamak ve çocuklara bağımsız olarak hareket etme becerisi kazandırmayı amaçlamaktadır.





TÜRKİYE’DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ GELİŞİMİ
Gelişen ve daha karmaşık bir hal alan hayat şartları kişinin daha güçlü olmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, özellikle büyük şehirlerde anne ve babalar geçinebilmek için çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu ailelerde, çoğunlukla başka bir yetişkinde bulunmamaktadır. Bu yüzden ailenin küçük çocuğunu teslim edebileceği güvenilir bir yere ihtiyacı vardır.
Türk eğitim tarihinde, 19. yüzyılda, çocuğa ve çocuğun eğitimine bakışın değişmeye başladığı görülmektedir. Bu değişimde etkin rol oynayan unsurlardan bazıları şöyledir; 1824’te sultan ikinci Mahmut, ilköğretimi zorunlu kılan Fermanını yayınlamıştır. 1847’de ilköğretim ve öğretmenleri hakkında bir Talimatname yayınlanmıştır. 1960’lardan itibaren eğitimciler, yazarlar ailenin ve okulun eğitim görevleri üzerinde geleneksel görüşlerden farklı düşünceler ileri sürmeye başlamışlardır. Bu görüşler, ailenin ve devletin çocuklara ve toplumun mutluluğuna olan sorumlulukları açısından ele alınmaya başlanmıştır. Böylece, çocuğun kendi doğasına uygun gelişip eğitilmesine saygı duyulması ve önemle ele alınması gereken bir varlık olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Türklerde okul öncesi eğitim kurumlarının gelişimine bakıldığında; okul öncesi eğitim kurumu olarak kurulmayan ancak kısmen bu işlevi yerine getiren kurumlar bulunmaktadır.
II. Meşrutiyet’ten önce bazı illerde özel anaokulları açılmıştır. Bu tarihlerde İstanbul’da da bazı özel anaokulları açılmıştır. Ancak resmi anaokulları 1912–1913 yıllarında Balkan Savaşları’ndan sonra açılmış ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Şükrü Bey Eğitim Bakanı iken (1913–1917) remi anaokulları açılmaya başlanmıştır.
1914 yılında İzmit’e Maarif Müdürü olarak atanan Kazım Nami, orada bir Ermeni bayan öğretmenle beraber bir anaokulu açmıştır. Bu tür okullar, evlerinde ve ev işleriyle uğraşıp çocuklarına yeteri kadar bakamayan aileler ile çocuklara daha küçük yaşta uygulamalı biçimde ilk bilgileri veremeyen ve eğitimden yoksun olan ailelerin çocuklarını eğitip hazırladıkları ve çocukların küçük yaşlarda düzen ve sosyal hayata alıştıkları kurumlardı.
6 Ekim 1913 tarihinde Tedrisat-ı İptidaiye Kanun-ı Muvakkati (İlköğretim Geçici Kanunu) yayınlanmıştır.155 Bu kanunun üçüncü maddesinde anaokulları ve sıbyan sınıfları ilköğretim kurumları arasında gösterilmiştir. Kanun’un 4. maddesi, anaokulları ve sıbyan sınıflarını şöyle tanımlamıştır: “Çocukların yaşlarına uygun olarak, faydalı oyunlar, geziler, elişleri, ilahiler, yurtseverlik şiirleri, tabiat bilgisine ilişkin konuşmalar ile omların ruhi ve bedeni gelişmelerine hizmet eden kurumlardır”.
1914 yılı Eğitim bakanlığı bütçesi düzenlenirken gerekli ödenekler konularak 10 tane çocuk bahçesi denilen okullar resmi olarak açılmıştır.
Cumhuriyetin İlanından Sonra
1923’de anaokulu ve anasınıflarında 136 öğretmen çalışmaktaydı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 38 ilde 80 anaokulu mevcuttur ve bu okullar çevresel olanaklarla çalışmalarını yürütmüşlerdir.
1932 yılında İstanbul Belediyesi tarafından bir çocuk yuvası açılmıştır. İşe giden kadınlar, sabahları çocuklarını getirip müesseseye bırakırlar ve akşam işten döndükleri zaman alıp barındıkları yere götürürlerdi.
Mevcut Durumu
Türk Milli Eğitim Sistemi içerisinde okul öncesi eğitimi alanının önemli bir yeri olmasına rağmen henüz istenilen düzeyde değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın istatistikî bilgilerine bakıldığında, okul öncesi eğitim özellikle cumhuriyetten günümüze doğru artış gösterdiği görülmektedir. 1923-1924 öğretim yılında okul öncesi eğitimde 80 okul, 5880 öğrenci, 136 öğretmen bulunmasına karşın, 2006-2007 öğretim yılında bu rakamlar 20675 okul,  640849 öğrenci, 24775 öğretmene ulaştığı görülmektedir. Bu rakamlar görünüşte iyimser görünmekle birlikte aradan geçen 84 yıllık süre ve artan nüfus düşünüldüğünde ihtiyacın çok gerisinde olduğu ortaya çıkmaktadır.
Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde okul öncesi eğitim okullaşma oranı %90 lar civarındadır ve okul öncesi eğitim örgün eğitimin olmazsa olmaz bir parçası haline gelmiştir. Okul öncesi eğitim ülkemiz açısından değerlendirildiğinde, %18 civarında olduğu ve diğer ülkelere göre ciddi biçimde ihmal edildiği görülmektedir.
2004-2005 eğitim verilerine bakıldığında okul öncesi eğitimde bir dersliğe Türkiye ortalamasında 16 öğrenci düşerken, Güney Doğu Anadolu Bölgesinde 22 öğrenci düşmektedir. Okul öncesi eğitimde Türkiye ortalamasında bir öğretmene 19 öğrenci düşmektedir. Bir öğretmene düşen öğrenci sayısı bakımından bölgeler arasında çarpıklıkların olduğu görülmektedir. Ege Bölgesinde bir öğretmene 4, Akdeniz Bölgesinde 6 öğrenci düşmesine karşın, Doğu Anadolu Bölgesinde 30, Karadeniz Bölgesinde 32 ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinde 34 öğrenci düşmektedir. Bölgeler arasında bir dersliğe düşen öğrenci sayısı açısından belirgin farklar olmamasına karşın bir öğretmene düşen öğrenci sayısının bu kademe için yüksek olduğu görülmektedir.

KISACA
Okul öncesi eğitimin ortaya çıkışı ve bu eğitim kurumlarının yaygınlaşmasında rol oynayan faktörler incelendiğinde, farklı ülkelerde okul öncesi eğitimin yaygınlaşmasının, bazı ortak temellere dayandığı görülmektedir. Kadının iş hayatına katılımının artması, aile kurumlarının küçülmesiyle birlikte çocuğa bakma sorununun ortaya çıkması, savaşların oluşturduğu olumsuzlukların giderilmeye çalışılması, bilim dünyasında meydana gelen gelişmelerle 0-6 yaş döneminin önem kazanması gibi temel etkenler, okul öncesi eğitim kurumlarının yaygınlaşmasında rol oynamıştır.
Özellikle Avrupa ülkelerinde bu eğitim kademesinin %100’lere yakın oranlarda okullaşması, ekonomik yönünden gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ancak bu eğitim kurumlarının ilk ortaya çıktıkları ülkeler olarak da düşünüldüğünde, bu eğitime erken tarihlerde başlayarak daha fazla gelişim sağlandığı söylenebilir.
Almanya, İtalya, İngiltere gibi ülkelerde bu eğitim kademesinin gelişmesine etki eden birçok tıp uzmanı, sosyal reformcu ve eğitimci olmuştur. Froebel, Montessori, Owen gibi bu alanda öncü sayılan kişilerin çabaları, başta yaşadıkları ülkeler olmak üzere birçok farklı ülkeyi etkilemiş, fikirleri benimsenmiş, ortaya koydukları yöntem ve yaklaşımlar uygulanarak günümüze değin gelinmiştir.
Türkiye’de okul öncesi eğitim daha çok devletin imkânları ve velilerin katkılarıyla gerçekleşmektedir. Okul öncesi eğitim sorunlarının daha kısa sürede çözülebilmesi için, halka önemini kavratma da kitle iletişim araçları ve sivil toplum kuruluşları, kaynak temin etme de iş dünyası, nitelikli eleman yetiştirme de üniversiteler etkilerini artırarak sürdürmelidirler.
Kaynak: Koçyiğit, S. (2007). Farklı ülkelerde okul öncesi eğitim kurumlarının gelişimi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi.

21 Mayıs 2020 Perşembe

Sanat Etkinliği ve Hareketli Oyun Etkinliği Örneği 22.05.2020


YARIM GÜNLÜK EĞİTİM AKIŞI
Adı ve Soyadı: İlayda UÇAR
         
Tarih: 22.05.2020

Yaş Grubu:  4-5 Yaş Grubu

Güne Başlama Zamanı: Güne küçük bir sohbet ile başlanır. Ardından gün içerisinde neler yapabilecekleri hakkındaki fikirleri alınır. Her öğrenci dinlendikten sonra öğretmen bugün ne yapacakları konusunda çocuklara bilgi verir.

Oyun Zamanı: Öğrenme merkezlerinde oyun.

Kahvaltı, Temizlik

Etkinlik Zamanı
Sanat Etkinliği ve Hareketli Oyun Etkinliği (Bütünleştirilmiş Büyük Grup Etkinliği)
Günü Değerlendirme Zamanı: Bugün yaptıklarımızdan hoşuna giden şeyler var mıydı? Hangileriydi? / Seni en çok mutlu eden etkinlik hangisiydi? / Peki, bugün hiç yoruldun mu?
Eve Gidiş:

Genel Değerlendirme:

Öğretmen açısından:
Etkinlikler çocukların ilgisini çekebilecek şekilde sunuldu, Çocuklar etkinliklere kolay ilgi gösterdiler. Bir etkinlikten diğerine geçiş akıcı bir biçimde düzenlendi.
Çocuk Açısından:
Çocukların gelişim düzeyine uygun etkinlik seçildi. Bütün çocukların etkinliklere  katılmasına fırsat verildi. Programdaki kazanımlara ulaşıldı.
Program Açısından:
Etkinliklerde kazanım ve göstergelere ulaşıldı. Bireysel ve büyük grup etkinliğe yer verildi.  Etkinlikler için ayrılan süre yeterliydi.  Plan çocukların yaş grubuna uygun olarak hazırlanmış olup, çocukların gelişimlerini desteklediği düşüncesindeyim.
Kazanım ve Göstergeleri
BİLİŞSEL GELİŞİM
Kazanım 1: Nesne/durum/olaya dikkatini verir.
Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum/olaya odaklanır.
Kazanım 4: Nesneleri sayar.
Göstergeleri: İleriye/geriye doğru birer birer ritmik sayar.
Kazanım: Küçük kas kullanımı gerektiren hareketleri yapar.
Göstergeleri:
Nesneleri yeni şekiller oluşturacak biçimde bir araya getirir.
Malzemeleri keser.
Malzemeleri yapıştırır.
Malzemeleri değişik şekillerde katlar.
Kalemi doğru tutar.

Materyaller: Sandalye, renkli kartonlar, elişi kağıdı, yapıştırıcı
Sözcükler: mantar
Kavramlar: sayı/sayma: 1 – 10 arası sayılar
ÖĞRENME SÜRECİ
Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini alarak daire şeklini oluşturup oturmalarını ister. Bir öğrenci ebe seçilir ve bu öğrenci mantar toplayıcısı olur, diğerleri ise mantar olurlar. Mantar toplayıcısı mantarların kafalarına dokunarak onları oturtmaya çalışır. Oturan mantarlar içlerinden 10’a kadar saydıktan sonra tekrar ayağa kalkarlar. Mantar toplayıcısının amacı tüm mantarları oturtabilmektir. Tüm mantarları oturtan öğrenci kazanır. Süreç öğrencilerin isteğine göre devam eder. Sanat etkinliği için masalara geçilir. Öğretmen materyalleri dağıtır ve mantarların nasıl yapılması gerektiği anlatılır ve yardım edilerek sanat etkinliği tamamlanır.
DEĞERLENDİRME
·         Bu oyunu oynarken eğlendiniz mi?
·         Mantar olmak mı daha eğlenceliydi yoksa mantar toplayıcısı olmak mı? Neden?
·         Bu oyunun en zor yanı neresi?
·         Yaptığınız mantarları beğendiniz mi?
·         Herkes kendi mantarına bir isim verecek olsa ismi ne olurdu?
AİLE KATILIMI
“Gösterelim mantarlar nasıl büyür ormanda” hareketli oyunun öğrenilmesi ve oynanması istenilir.
UYARLAMA
Bu etkinlikte uyarlama yapılmamıştır.

14 Mayıs 2020 Perşembe

Türkçe ve Müzik Etkinliği Örneği 15.05.2020


YARIM GÜNLÜK EĞİTİM AKIŞI
Adı ve Soyadı: İlayda UÇAR         
Tarih: 15.05.2020
Yaş Grubu:  4-5 Yaş Grubu
Güne Başlama Zamanı: Güne küçük bir sohbet ile başlanır. Ardından gün içerisinde neler yapabilecekleri hakkındaki fikirleri alınır. Her öğrenci dinlendikten sonra öğretmen bugün ne yapacakları konusunda çocuklara bilgi verir.
Oyun Zamanı: Öğrenme merkezlerinde oyun.
Kahvaltı, Temizlik
Etkinlik Zamanı
SÜRPRİZ KUTU Türkçe, Müzik (Bütünleştirilmiş Büyük Grup)
Günü Değerlendirme Zamanı: Bugün yaptıklarımızdan hoşuna giden şeyler var mıydı? Hangileriydi? / Seni en çok mutlu eden etkinlik hangisiydi? / Peki, bugün hiç yoruldun mu?
Eve Gidiş:
Genel Değerlendirme:
Öğretmen açısından:
Etkinlikler çocukların ilgisini çekebilecek şekilde sunuldu, Çocuklar etkinliklere kolay ilgi gösterdiler. Bir etkinlikten diğerine geçiş akıcı bir biçimde düzenlendi.
Çocuk Açısından:
Çocukların gelişim düzeyine uygun etkinlik seçildi. Bütün çocukların etkinliklere  katılmasına fırsat verildi. Programdaki kazanımlara ulaşıldı.
Program Açısından:
Etkinliklerde kazanım ve göstergelere ulaşıldı. Bireysel ve büyük grup etkinliğe yer verildi.  Etkinlikler için ayrılan süre yeterliydi.  Plan çocukların yaş grubuna uygun olarak hazırlanmış olup, çocukların gelişimlerini desteklediği düşüncesindeyim. Etkinliklerin süresini çocukların dikkat sürelerine göre artırıp azalttım. Planı aksatan özel durumlar olmadı.

Etkinlik Adı: ETKİNLİK: SÜRPRİZ KUTU
Etkinliğin Çeşidi: Türkçe, Müzik (Bütünleştirilmiş Büyük Grup)
KAZANIM VE GÖSTERGELERİ
 Kazanım: Nesne/durum/olayla ilgili tahminde bulunur.
Gösterge: Nesne/durum/olayla ilgili tahminini söyler.
Kazanım: Nesne veya varlıkları gözlemler. 
Gösterge: Nesne/varlığın adını söyler.
 Kazanım: Nesne veya varlıkları gözlemler. 
Gösterge: Nesne/varlığın sesini söyler.
 Kazanım: Nesne veya varlıkları gözlemler. 
Gösterge: Nesne/varlığın yapıldığı malzemeyi söyler.
 Kazanım: Nesne veya varlıkları gözlemler. 
Gösterge: Nesne/varlığın kullanım amaçlarını söyler.
 Kazanım: Görsel materyalleri okur. 
Gösterge: Görsel materyalleri inceler.
Kazanım: Görsel materyalleri okur. 
Gösterge: Görsel materyalleri açıklar.
 Kazanım: Küçük kas kullanımı gerektiren hareketleri yapar.
Gösterge: Nesneleri çeker/gerer.
Kazanım: Müzik ve ritim eşliğinde hareket eder. 
Gösterge: Bedenini, nesneleri ve vurmalı çalgıları kullanarak ritim çalışması yapar.
MATERYALLER: Kutu, lastik, kalem, gitar resmi, müzik merkezi malzemeleri
SÖZCÜKLER: Lastik, gitar, ses deliği




ÖĞRENME SÜRECİ
Öğretmen sınıfa elinde iki adet kutu ile gelir. “Çocuklar müzik öğretmeni bir arkadaşım sizlere vermem için bana bu iki kutuyu verdi. İçerisinde sizler için hazırladığı harika bir sürpriz varmış. Sizlere olan saygımdan içerisinde ne olduğuna bakmadım ama doğrusu içinde ne olduğunu çok merak ediyorum. Sizce kutunun içerisinde ne olabilir? Arkadaşım sizler için nasıl bir sürpriz hazırlamış olabilir?” denerek çocuklardan kutunun içerisinde ne olduğunu tahmin etmeleri istenir.

Alınan tahminlerin ardından “ İzin verirseniz kutuyu açabilir miyim?” denerek birinci kutu açılır ve içerisindeki paket lastikleri çıkartılarak çocukların paket lastiklerini incelemelerine fırsat verilir.

“Sanırım sürprizi ikinci kutuyu açmadan anlayamayacağız.” denerek ikinci kutu açılır.
 İçerisinden çıkan gitar resimleri çocuklarla birlikte incelenir.
 “Arkadaşım neden bu malzemeleri size göndermiş olabilir? Acaba arkadaşım bizden gitar yapmamızı mı istiyor? Peki, ama nasıl? Elimizde sadece paket lastikleri ve iki boş kutu var, sizce bu malzemelerle gitar yapabilir miyiz? Nereden başlamalı ve nasıl bir yol izlemeliyiz? Başka hangi malzemelere ihtiyacımız olabilir?” sorularıyla birlikte gitar yapımı çocuklarla birlikte tasarlanır.

Çocuklar iki gruba ayrılır. Verilen malzemelerle gitar oluşturmalarına fırsat verilir. Gerektiği durumlarda rehberlik edilir.

 Yapılan gitarların gitar görseli gösterilerek gerçek gitarlarla karşılaştırılması sağlanır.
 Enstrümanın adı, sesi, yapıldığı malzeme ve kullanım amaçları sorulur.
Üzerindeki ses deliğine dikkat çekilerek, gitarın üzerindeki bu deliğin ne işe yaradığı hakkında sohbet edilir, gitarlardan birinin ses deliği karton yardımıyla kapatılarak sesteki değişim gözlemlenir.


 Çocuklardan çember şeklinde oturmaları istenir. Hazırlanan gitarlar ve ritim aletleri ile ritim çalışması yapılır.

 Bütün çocukların ritim çalışması sırasında hazırladıkları gitarı kullanmasına fırsat verilir.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: Çocukların hepsinin etkinliğe katılımlarını sağlayın.

DEĞERLENDİRME
Daha önce gerçek bir gitar çaldınız mı?
Gitar hazırlarken lastik yerine başka neler kullanabilirdik?
Gitarın üzerindeki ses deliği kapandığında lastiklerden çıkan seslerde ne gibi değişiklikler oldu?
Üzerinde teller bulunan başka müzik aletleri var mıdır? Nelerdir?
 Gitar çalarken neler hissettin?

AİLE KATILIMI
Ailelerden çocuklarıyla müzik aleti tasarlamaları istenebilir. Örneğin; marakas, zil, ritim çubukları vb.
UYARLAMA: Bedensel engelli öğrenciye de yardım ederek gitar çalması sağlanır. Ne hissettikleri sorulur.


8 Mayıs 2020 Cuma

Matematik-Drama etkinlik örneği 08.05.2020


YARIM GÜNLÜK EĞİTİM AKIŞI
Adı ve Soyadı: İlayda UÇAR         
Tarih: 08.05.2020
Yaş Grubu:  4-5 Yaş Grubu
Güne Başlama Zamanı: Güne küçük bir sohbet ile başlanır. Ardından gün içerisinde neler yapabilecekleri hakkındaki fikirleri alınır. Her öğrenci dinlendikten sonra öğretmen bugün ne yapacakları konusunda çocuklara bilgi verir.
Oyun Zamanı: Öğrenme merkezlerinde oyun.
Kahvaltı, Temizlik
Etkinlik Zamanı
Matematik ve Sanat Birleştirilmiş Grup  Etkinliği “Sınıftaki Sayı Müzem”
Günü Değerlendirme Zamanı: Bugün yaptıklarımızdan hoşuna giden şeyler var mıydı? Hangileriydi? / Seni en çok mutlu eden etkinlik hangisiydi? / Peki bugün hiç yoruldun mu?
Eve Gidiş:
Genel Değerlendirme: Öğretmen en son gün içerisinde çocuklarla birlikte yapılan tüm etkinlikleri ve kendisini değerlendirir.
Etkinlik Adı: Sınıfta Sayı Müzesi
Etkinlik Türü: Matematik Drama Etkinliği (Büyük Grup Etkinliği)
Materyaller: rakamların olduğu kartlar, sayıların kostümleri
Kazanım ve Göstergeleri

BİLİŞSEL GELİŞİM
Kazanım: Görsel materyalleri okur.
Göstergeleri: Görsel materyalleri inceler.

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM
Kazanım : Sanat esrinin değerini fark eder.
Göstergeleri: Sanat eserleri ile ilgili duygularını açıklar.

DİL GELİŞİMİ
Kazanım 2: Sesini uygun kullanır.
Göstergeleri: Konuşurken/şarkı söylerken nefesini doğru kullanır.

MOTOR GELİŞİM
Kazanım 5: Ritim eşliğinde hareket eder.
Göstergeleri: Bedenini kullanarak ritim çalışması yapar.

Materyaller: müzeler için sayı fotoğrafları
Sözcükler: Müze, gezi,
Kavramlar: Rakamlar
ÖĞRENME SÜRECİ
Öğretmen sınıf içerisinde bir müze ortamı oluşturur. O müzenin resmi öğrencilere verilir ve resimdeki müzeyi dikkatlice incelemeleri istenir. Öğrencilerin incelemelerinin ardından öğrencilere müzedeki sayılar hakkındaki duygu ve düşünceleri sorulur. Cevapların ardından öğrenciler 2 gruba ayrılır ve bir grubu müzedeki sayıları temsil edeceği ve oyun boyunca kıpırdamadan durmaları gerektiği söylenir. Diğer grubun ise müzeyi ziyarete gelen öğrenciler olacakları söylenir. Müzeye ziyarete gelen öğrencilerin eline kalem, çöp vs. materyaller verilir. Ziyaretçi öğrencilere bir müzede oldukları fakat bu müzede diğer müzeler gibi kuralların olmadığı ve istediklerini yapabilecekleri söylenir. Bunun için öğrencilere süre verilir. Süre sonunda ziyaretçiler ve eserler yer değiştirir. Ve aynı süreç aynı şekilde devam ettirilir. Bu grup için verilen süre de sona erdikten sonra etkinlik sona erer.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: Çocukların hepsinin etkinliğe katılımlarını sağlayın ve çok çeşitli materyaller kullanın.
DEĞERLENDİRME
ü  Ziyaretçi öğrenci iken neler hissettiniz?
ü  Müzede bir sayı iken neler hissettiniz?
ü  Sizce müzede neler yapılmalı/neler yapılmamalı?
ü  Siz müzede bir eser olsaydınız, ziyaretçilerinizin size nasıl davranmalarını isterdiniz?

AİLE KATILIMI: Evdeki nesneleri beraber sayın. (1 televizyon. 2 yatak vs,)
ÖNERİLEN DİĞER ETKİNLİKLER:  Bahçemdeki 7 meyveyi kim yedi? Adlı matematik drama birleştirilmiş etkinliği.
UYARLAMA: Müzede gezerken Farklı rakamların adları önce öğretmen tarafından, daha sonra down sendromlu çocuklar birlikte söylenir .
                                                     

ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR

ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR Okul öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. ...