26 Mart 2020 Perşembe

"AZ ÇOKTUR."

                 AZ HER ZAMAN DAHA ÇOKTUR  BU OYUNCAKLAR İÇİNDE GEÇERLİDİR. 

  Çok hızlı büyüyen ve maalesef çoğuda sağlıklı olamayan rengarenk oyuncak sektörü içerisinde, anne ve babalarında kendilerini içinde buldukları bir sorun. Aslında okul öncesi dönemini 'oyuncak dönemi' diye adlandırabiliriz! peki bu kadar fazla oyuncağın içinde çocuk gün içerisinde bu oyuncaklardan kaç tanesi ile oynuyor? Kendini ne denli geliştirebiliyor bunları ne kadar önemsiyoruz?
 Oyuncak sektörünün gelişmesi, kuşak değişimi, kültür farklılaşması, imkan fazlalığı ve tabi ki kişisel düşüncelerimiz ile çocuğumuzun ayrıcalıklı ve donanımlı yetişmesi istememiz sonucunda acaba onlara ne kadar iyilik yapıyoruz. 'Benim olmadı onun her şeyi olsun, ben oynayamadım o oynasın, onun çocuğunda varmış benim çocuğumun neyi eksik, her şeyi tam ve eksiksiz olsun' gibi onları ne kadar mutlu edip gelişimlerine destek verebiliyoruz ve onları ne kadar mutlu edebiliyoruz. Ben her şeyi olup yaşamaktan zevk almayan bazı şeyleri anlamlandıramayan o kadar fazla çocuk görüyorum ve üzülüyorum ki. Az oyuncak, daha çok hayal kurmak demektir.  Çocuklarda oyun yoluyla paralel olarak ilerleyen hayal etmek 'serbest oyun' ve 'açık uçlu' aktivitelerle desteklenebilir. Her hangi bir şey oyuncak olabilir.  Az oyuncak, yaratıcılık demektir. Bir araştırmaya göre daha az oyuncak olduğunda çocukların çok daha yaratıcı oldukları, her bir oyuncak ile iki kat daha fazla oynadıkları ve oyunlarını çesitlendirdikleri görülmüştür. Çocuklar tahammülü öğrenir.  Çok sayıda oyuncağı olan çocuklar çabuk pes ederler. Az oyuncağı olan çocuklar ise sabrı, keşfetmeyi, azmi öğrenirler. Çocuklar daha az bencil olurlar. İstedikleri her şeye sahip alan çocuklar istedikleri her şeye sahip olabileceklerini düşünürler. Bu durum sağlıksız bir yaşam tarzına dönüşür. 
Hangi çocuk daha çok oyuncak sahibi olmak istiyor acaba kendi içimizdeki çocuğun karşılanmamış bir ihtiyacını karşılamak mı yoksa karşımızdaki çocuğun ihtiyacını karşılamak mı ? Eğer farkındaysanız çocuklar her zaman kendileri ile ilgiyle ve istekle, keyif alarak oyun oynayan, vakit geçiren birini oyuncaklara tercih etmişlerdir. Bir şey çok olduğunda daha az değer veririz. Eğer ellerinin altında her zaman yerine koyacakları başka oyuncaklar varsa, o zaman değer vermeyi öğrenemeyeceklerdir. Bu sebeple çocuğun büyüme sürecinde ona en iyi gelen şey ilişkidir; oyuncak değil.

ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR

ÜLKEMİZDEKİ VE BAZI FARKLI ÜLKELERDEKİ OKUL ÖNCESİ KURUMLAR Okul öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. ...